Ana Asteorid Kuşağının Ağır Ablası: Ceres

Dawn Ceres

Bakın; bu Ceres, cüce gezegenlerin en büyüklerinden… Mars ve Jupiter’in komşusu (Asteorid Kuşağı’nda yer alır). Cüce de olsa kuşağının en büyüğüdür. Peki neden ağır abla? Çünkü kütlesi tek başına bulunduğu kuşaktaki cisimlerin kütlesinin 1/3’ü kadarıdır. Onu insanlıkla, 1801 yılında İtalyan astronom Giuseppe Piazzi tanıştırmıştır. Başta yetersiz keşif sonucu onu kuyruklu yıldız sanmış olsa da zamanla hareketlerinden ve yapılan sağlıklı gözlemlerden mütevellit bir gezegen olduğu kanısına varmıştır. Hemen itirazlar gelmeden açıklayalım: Ceres, keşfinden itibaren 50 yıl boyunca torpilli olarak gezegen sınıfında yer almış, sonra da kovulmuştur.


Peki adı neden Ceres? Tabi keşfeden İtalyan olunca isim de illa ki buralardan gelmeli. Adını Sicilya’nın (İtalya’nın yarı-özerk adasıdır) koruyucusu Ceres’ten almıştır. Peki bu cüce ablamızın yaşam koşulları nasıl? Hemen söyleyelim: Yer çekimi Dünya’ya kıyasla oldukça düşüktür. Yani Ceres’te trambolin üzerinde zıplarsanız o yapacağınız son zıplama olabilir. Sıcaklığı ortalama -38 derecedir ki normal kıyafetlerle birkaç dakika içerisinde tüm yaşam fonksiyonlarınız sona erer. Yüzeyinde tahminen su buzu,  kil ve karbonat gibi hidratlı maddeler bulunmaktadır. Ceres’te yaşamayı düşünenler bir daha düşünsün :). Neyse biz bu ağır ablamızın biraz da fiziksel özelliklerinden bahsedelim:

Kendisine hep en büyük dedik, peki gerçekten büyük mü? Aşağı yukarı evet. 950 kilometrelik çapı Dünya’nın yaklaşık olarak 1/12’si kadardır. Altta da Ay’la kıyaslamasına bakabilirsiniz. (Ek bilgi: Ay’ın kütlesi, bu kuşaktaki cisimlerin kütlesine hemen hemen eşittir. Yani Ceres’in de kütle olarak 1/3’ü diyebiliriz.) Çekirdeğinin taş-kayadan oluştuğu ve buzdan da bir mantosunun olduğu söylenebilir. Gözden kaçan bir ayrıntı da uzaklığı… Dünya’dan ortalama uzaklığı 2.7 AB’dir. (1 AB = yaklaşık 150 milyon km). Bu yüzdendir ki sıcaklık epey düşük ve yüzeyi buzla kaplıdır.

Ve bir de en son elde ettiğimiz bilgilere göz atalım. Avustralya’ya yakın bir yüz ölçüme sahip olan Ceres’in çekirdeğinin etrafındaki  su buzunun yaklaşık olarak 200 milyon kilometre kare tatlı su olduğu düşünülmekte. Bu miktar, Dünya’daki tüm tatlı suların yaklaşık 4 katına tekabül etmektedir. Eğer yapılan simülasyonlar gerçeği yansıtıyorsa yüzeyinin altında sıvı su da barınıyor olabilir. Tabi bu da Ceres’te yaşam var mı sorusunu gündeme getirmektedir.

Ceres'teki parlak nokta.

Ceres’teki parlak nokta

Son olarak herkesin Ceres’teki o gizemli, esrarengiz parlak noktadiye nitelendirdiği şeyi açıklayalım. Bildiğiniz gibi Dawn uydusu, Ceres’i ziyaret ederken bu parlak noktanın fotoğraflarını kaydetti ve Dünya’ya gönerdi. İlk başta albedosu (yansıtabilirliği) yüksek olan buz gibi bir yapı olduğu tahmin edildi. Elde edilen diğer görsellerde o kısmın Güneş ışını görmediği zaman parlaklığını kaybetmesiyle de teyit edilmiş oldu. Yani oradaki her ne ise sadece albedosu yüksek olan bir nesne (ışık kaynağı değil), belki tuz belki buz belki de UFO(!), kim bilir? :))

Daha dünümüze kadar tam olarak ne olduğu bilinmeyen bu cisim, zamanla tanınmış ve tanınmaya da devam edecek. Son olarak aşağıdaki kıyaslamayla veda edelim.

CERES, DÜNYA VE AY’IN BOYUTSAL KIYASLAMASI

Ceres, Dünya ve Ay

Ceres, Dünya ve Ay

Yorumlar

Yorum