Cüce Gezegen Plüto

plt

Başlığa bakılır ve hemen kafalarda soru işareti oluşur: “Plüton değil miydi bu yahu!?”
“Değildi” diye kestirip atmak isterdim, ancak yapmayacağım ve neden Plüto yazdığımı açıklayacağım önce.
Efendim, bilindiği üzere Güneş Sistemi gezegenlerinin isimleri Roma ve Yunan mitolojisi karakterlerinden gelmedir. Plüto cüce falan, ama neticede başı kel değil. Hem o zamanlar henüz cüce falan da değil, kapı gibi delikanlı…O yüzden o da  ismini Roma mitolojisindeki yeraltı dünyası hükümdarından aldı. (Bir de Yunan mitolojisinde Plutus var ki, onun gezegenimizle bir ilgisi yok).
Vikipedi’den bakarsanız Yunanca ismin “Πλούτων, Ploutōn” şeklinde yazıldığını göreceksiniz. “E, tamam işte Plüton…” dediğinizi duyar gibiyim. Evet, bu haliyle Plüton, ancak gezegeni keşfedenler isim için buradan esinlenmekle beraber, gezegene resmî isim olarak 134340 Pluto verildi. Yani sonunda bir ‘n’ harfi olmadan…Senelerdir dilimize bu şekilde dolandığı için olsa gerek, Türk Dil Kurumu gezegenin ismini Plüton olarak belirledi. Ancak işin uzmanlarına sorarsanız (ki astronomi okumuş biri olarak bölüm hocalarımızın da ifadelerinin bu yönde olduğunu bilerek yazıyorum) gezegenin doğru ismi Pluto, haydi biraz daha zorlayıp (Jupiter’i Jüpiter yapmak gibi) daha dilimize uygun duruma getirelim derseniz Plüto’dur. Biz milletçe doğru bildiğimizden (aslında yanlış da olsa) pek şaşmadığımız için, benimle bu konuda tartışan arkadaşlar oluyor. Ancak uzmanlar bu iş için var, değil mi? Adı üstünde; uzman. Yani konuyu en iyi bilen kişi…Bu yüzden ben de uzmanları referans alıyorum ve Plüto yazıyorum. İtirazı olan varsa derdini bana değil, uzmanlara anlatsın O:)
Gelelim ikinci konuya…Arkadaşlar, Plüto CÜCE BİR GEZEGEN. Lütfen bu gerçeği kabullenip yolumuza devam edelim. 1.si; siz hiç, herhangi bir bulutsunun bulutsu olduğuna itiraz eden birini gördünüz mü ya da Ay’a “Bu uydu değil, galaksidir” diyen birine şahit oldunuz mu? Olmadınız elbette. İşte Plüto da tıpkı her gök cismi gibi, kendine ayrılan kategoriye dahil edildi ve onu oradan zorla çıkartmaya çalışmayın. 2.si; hakkında ne düşündüğümüz Plüto’nun umurunda bile değil. Orada yörüngesinde mutlu mesut dönmeye devam ediyor. Üstelik o üzerindeki kalp de bize değil, uydusu Charon’a…Onu da yeri geldiğinde anlatacağım.

Şimdiiii….Gönül rahatlığı içinde konuya gelebilirim.
Plüto…Öncelikle, Plüto’nun neden cüce sınıfına dahil edildiğine bir bakalım. Uluslararası Astronomi Birliği’nin 24 Ağustos 2006 tarihli genel kurul toplantısında kabul edilen tanımlamalara göre;
– Güneş etrafında bir yörünge hareketi yapan
– Kendi kütle çekim etkisiyle küreselleşecek kadar kütleye sahip olan
– Yörüngesinin yakın komşuluğunu temizlemiş olan Güneş Sistemi üyeleri birer gezegendir.  İşte Plüto’nun gezegenlikten alınıp, cüce gezegenliğe gönderilmesine sebep olan asıl madde de 3. maddedir. Plüto’nun içinde bulunduğu yer Kuiper Kuşağı’dır. Burada irili ufaklı çeşitli asteroidlerle güle oynaya yaşayan Plüto, “yakın çevre”sini temizleyememiştir. Bu ne demektir? Bu, şu demektir; Güneş Sistemi oluşurken gezegenler, ortamdaki gaz ve toz bulutundaki topaklanmaları kendi bünyelerine dahil etmişlerdir. Yani bir taş ve kaya denizi içinde yüzmezler. Plüto’nun etrafı ise büyük-küçük birçok parça ile çevrilidir. Eğer Plüto’ya gezegen demeye devam etseydik, Kuiper Kuşağı’nda bulunan ve kriterlere uyan her cisme gezegen diyecektik ve böylece sistemdeki gezegen sayısı 1000’i aşacaktı. “Aman sorun değil, ne olacak” diyorsanız, Kuiper Kuşağı’nın aşağıdaki gibi bir yapı olduğundan haberiniz yok demektir:

Kuiper-ku-C5-9Fa-C4-9F-C4-B1Görüldüğü üzere; bu bir sorun. En azından çocuklarınıza acıyın. Fen bilgisi derslerinde milyonlarca gezegen adı öğrenmelerini ister miydiniz? :p

Sevimli cücemizin genel özelliklerine şöyle bir bakalım artık.
Plüto keşfedilmeden önce Planet-X adıyla anılmış bir süre. Neptün’ün yörüngesinde ufak değişiklikler fark edilmiş önce ve orada bir gök cisminin daha var olabileceği düşünülmüş. Pickering ve Lowell çalışmalar yapmış, ama o zamanın teknolojisi ve verisi yetersiz olduğundan bu işten elleri boş dönmüşler. Ancak Lowell biraz daha uyanık çıkmış ve ölmeden hemen önce aklına gelen bir fikirle, gezegenin özel tasarlanmış bir geniş alan kamerasıyla ancak bulunabileceğini öne sürmüş. Maalesef ki o kameranın yapımı Lowell’in ölümünden sonra gerçekleşmiş, ama yine de önerisi işe yaramış ve Clyde Tombaugh o kamerayı kullanarak en sonunda arananı bulmayı başarmış. Gezegene Plüto adının verilmesinin bir sebebi de, Percival Lowell’in adının baş harflerini içeren bir isim olmasıdır.

Plüto yörünge bakımından garip bir cisimdir. Yörüngesi son derece basık bir elipstir ve öyle bir rotası vardır ki, Plüto bazen Güneş’e Neptün’den daha yakın olur. Böyle saçma bir durumu gözünüzde canlandırmak zor gelebilir. Aşağıdaki görselden bu saçmalığın nedenini daha iyi anlayabiliriz;

ghgjkPlüto’nun yörüngesi, Neptün’ün yörügesine adeta saplanmıştır. Hmm…Bu her şeyi açıklıyor ^^

Yer’den yapılan gözlemlerle yüzey şekillerini görmek ne yazık ki imkânsız. Bu yüzden yüzeye ait en detaylı görüntüleri, yakın zamanda New Horizons (Yeni Ufuklar) uzay aracı vasıtasıyla ancak elde edebildik.
Aşağıda, Plüto’ya ait ilk fotoğrafı görüyoruz;

p03f8y8p

Eski Atari oyunlarından fırlamış, piksel piksel yukarıdan aşağıya doğru inen ve aşağıya ulaşmadan vurmamız gereken bir canavara benziyor…Teknoloji iyi ki gelişmiş!

Plüto, Güneş’ten ortalama olarak 39.5 AB uzaklıktadır. Sıcaklığı (daha doğrusu soğukluğu) da -233°C’dir. Ekseni etrafında 6.378 günde dönerken, Güneş etrafında 248.6 yılda dolanır. Biraz tembel bir arkadaş anlaşılan…Yok yok, hakkını yemeyelim; yörüngesinde saniyede 4.7 km’ye bana mısın demez bu şirin ufaklık, ama ne yapsın yolu uzun; ancak bitiriyor garibim o ufak bacaklarıyla 🙂
Atmosferi azot, metan ve karbonmonoksitten oluşur. İç yapısına dair net veriler henüz açıklığa kavuşmuş değil. Teknolojinin ilerlemesi ve sürekli yeni projelerin hayata geçirilmesiyle, elimizdeki bilgilere de her geçen gün yenileri ve daha kesinleri eklenecektir.

Şimdi gelelim uydulara…

Uyduların içinde en çok bilineni Charon, ama bu Plüto’nun tek bir uydusu olduğu anlamına gelmiyor tabi ki. Yine ismini mitolojiden alan Styx, Nix, Kerberos ve Hydra uyduları da bu arkadaşımıza yarenlik etmektedir uzun yörünge yolculuğu boyunca.

ddd

Charon ve diğer uyduların boyut ve şekil olarak karşılaştırılması

Charon 1978 yılında, Plüto’nun aşırı büyütülmüş bir negatif fotoğrafında, orada olmaması gereken bir yamukluk olarak kendini göstermiş ilk kez. Tabi gözlemler sonucunda bunun, fotoğrafa bakana ‘yamuk yapan’ bir göz aldatmacası olduğu değil, Plüto etrafında dolanan bir cisim olduğu çıkmış ortaya. Bu cisim de adını yine Yunan mitolojisinden almış. Orada yeraltına hükmeden Plüto iken, ölüleri o yeraltına kayıkla götüren şahıs da Charon’dur. Mitolojide Plüto’nun bir anlamda yardakçısı olması, gerçek hayatta da ikisinin birlikte anılmasına vesile olmuş anlaşılan (:
Yazının başında demiştim, kalp bize değil, Charon’a diye. Plüto ile Charon, neredeyse birbirlerine aşık ve el ele tutuşup dönen sevgililer gibi takılırlar gözden ırakta. Aşağıdaki linke tıklayarak, beraber el ele, göz göze ne kadar mutlu olduklarını görebilirsiniz;
Sizi keratalar sizii

Bu hareketli resimde görüldüğü üzere Charon, Plüto’nun hep aynı tarafına bakar. Düşünsenize; Plüto üzerinde yaşıyorsunuz ve Charon’u gören taraftasınız. Diğer yarıda yaşayan birine Charon’un varlığını ispatlamaya çalışıyorsunuz, sadece sözlü bir şekilde. Adam herhalde yalan söylediğinizi düşünür “Öyle bir uydumuz yok, atma” diye söylediklerinizi reddederdi. Zira Charon, Plüto’nun bir yarısından hiçbir zaman görünmez. Mehtap sefası sevenlere duyurulur :p Öte yandan, gezegenin diğer yüzünde uydu hiçbir zaman doğup batmaz ve ne zaman baksanız onu orada görürsünüz. Kovulsa da gitmeyen cinsten…ama aşağıdaki fotoğrafa bakınca, bu ‘yüzsüz’e acımaya bile başladım. Son derece çilekeş, görmüş geçirmiş bir insan tipi var sanki, ne dersiniz?
charon

Charon, boyut olarak, hatta daha doğrusu kütle, çap ve ortalama yoğunluk olarak Plüto ile boy ölçüşebilecek düzeydedir. Diğer gezegen-uydu ilişkilerine baktığımızda, bu durum biraz anormal olduğundan, bu sistem bir süre ‘çift gezegen’ olarak anılmıştır. Bunun neden böyle olduğuna dair kimi fikirler mevcut elbette, ama yine de kısıtlı bilgimiz bunlara kesinlik etiketi yapıştırmamıza engel oluyor.

pc

Plüto ve Charon

Diğer uydulardan Nix ve Hydra 2005’te, Kerberos 2011’de ve Styx 2012’de keşfedilmiştir. Görüldüğü gibi bilgilerimizin çoğu çok yeni. Belki henüz farkına varamadığımız başka uydular da vardır. New Horizons eğer yeni ve farklı veriler gönderirse, bazı soru işaretleri de ortadan kalkacak. İçinde Tombaugh’un küllerini de bulunduran bu uzay aracı, 2017 yılında Kuiper Kuşağı’na girecek ve bize orayla da ilgili bilgiler gönderecek. Tabi eğer başına beklenmedik bir kaza gelmezse…

pluto-new-horizons-mountains-plains

Bu ve benzeri fotoğraflar için New Horizons’a teşekkürü bir borç biliriz.

Yorumlar

Yorum