Farklı Dünyalar : Ötegezegenler

Kepler-186f illustrasyonu.

Bu yazımızda, Güneş Sistemi üyesi olmayan gezegenler (ötegezegenler) hakkında biraz bilgi verelim dedik. Öncelikle evrendeki gezegen sayısı hakkında bilgi toplayalım. 2013 yılında yayınlanan bir makaleye göre bilim insanları Samanyolu Gökadası’nda Dünya benzeri yaklaşık 17 milyar gezegen olduğunu tahmin ediyor. Tabi bu tahmin kafadan sallama değil; uzun süren araştırmalar sonucu ortaya konmuş. 17 milyar adet Dünya’ya benzeyen gezegen var dedik…Buna Dünya boyutlarında olmayanları da eklediğimizi düşünelim (bu noktadan sonra hayal gücünüz devreye girsin). Ortaya çıkan sayı bize göre devasa! Peki Samanyolu Gökadası gibi kaç galaksi var sizce? Yapılan araştırmalar gösteriyor ki Samanyolu veya Andromeda gibi ortalama büyüklükte (cüce galaksileri saymazsak) aşağı yukarı 300-400 milyar galaksi mevcut. Bu sonuç bizim için yeterli. Yaptığımız acemi hesaplamalar da gösteriyor ki, aşağı yukarı 5-6 trilyon Dünya benzeri gezegen var (Sadece kişisel tahminim 🙂 ). Konumuza dönmeden önce son bir soru…Düşünün: Bunca gezegenin olduğu evrende sizce kaç tanesi yaşama uygun koşul barındırıyordur? Belki de Dünya’daki insan başına birkaç milyon yaşam barındıran gezegen düşüyordur. Benimki Kırmızı Dev manzaralı olsun!

 

Bence bu yeterli.

Bence bu yeterli.

 

Ötegezegen hakkında merak ettiğimiz neler olabilir? Öncelikle Güneş benzeri yıldızın yörüngesinde keşfedilen ilk gezegenden bahsedelim. Evrende Güneş benzeri bir yıldızın yörüngesinde keşfedilen ilk ötegezegen 6 Ekim 1995 tarihinde keşfedilmiş olan Pegasi b adlı ötegezegendir. Bu keşif daha sonra evrende ötegezegen keşfi adına büyük başlangıç hamlelerinin tetikleyicisidir. Pegasi b’den bahsedecek olursak, kendileri “Sıcak Jüpiter” denilen sınıfa dahildirler. Bize yaklaşık 50 ışıkyılı uzaklıktadır ve yaşam barındırmadığı tahmin edilir. Bir grup araştırmacı tarafından keşifleri Nature adlı dergide ilan edilmiştir. Bununla birlikte hızlanan keşif çalışmaları sonucunda bugün Pegasi b gibi yaklaşık 2000 ötegezegen keşfedilmiştir.

Keşfedilen başlıca gezegenler arasında 47 Ursae Majoris b, Gliese 876 b, HD 210277 b, HD 134987 b, HD 209458 b, Gliese 876 d, OGLE-2005-BLG-390Lb, Gliese 581 c, Kepler-452b, Kepler-22b, Kepler62-e, Kepler 62f ve adını sayamadığımız bir sürü gezegen var.
Bir şey dikkatinizi çekti mi? Peki, bir soru gelsin o zaman: Bu isimleri ve harfleri nereden alıyorlar? Güzel bir soru. Eğer bir ötegezegen keşfedilirse, bağlı olduğu yıldızın adını ve o sistemdeki keşfedilen kaçıncı gezegense (bazı durumlarda yakınlık da etkili olur) a, b, c gibi harfleri alır. Bu harfler özellikle mi küçüktür? Evet. Eğer gezegenimiz ikili yıldız sisteminde yer alıyorsa, yörüngesinde bulunduğu yıldızın aldığı harfe göre a veya b harfini alır. Harflendirmede önce ilk yıldıza A, ikincisine B harfi verilir. (Uzaklarda aramayın; Alfa Centauri Sistemine bakarsak üç yıldızı görürüz. İsimleri Alfa Centauri A, Alfa Centauri B ve Alfa Centauri C (Proxima Centauri) olan 3 komşumuz ortak yörüngelerinde hareket ederler). Ardından gezegenlere harfler verilir. Peki şu yakınlıktan kasıt nedir? Mesela 2 gezegen aynı anda keşfedildi, o zaman yıldızına en yakın gezegen a harfini alırken, uzak olan b harfini alır. Zaten bunun da örnekleri mevcuttur.

 

Kepler 186 vs Solar Sistem

Kepler 186 vs Solar Sistem

 

En çok gezegen keşfedilen sistemlerden biri 55 Cancri A ve 55 Cancri B adlı yıldızların yörüngesinde dolanan 5 gezegendir. İsimlerini tahmin etmek kolay, değil mi? 🙂

Peki bu gezegenler bizim için ne ifade ediyor? Eğer bir gezegen Goldilocks (yaşanılabilir alan) sınırındaysa ve bize de yakınsa diğerlerine göre ön planda tutulur. Gelişen teknoloji ile süper hızlı uzay araçlarımız sayesinde bu gezegenlere olası ziyaret senaryoları kurulur. Hatta bazılarına afişler yapılır, hakkında uzun uzun yazılar yazılır.

 

Görüldüğü üzre

Görüldüğü üzre

 

Peki bu gezegenler nasıl keşfediliyor? İşte can alıcı nokta burası! Ötegezegenlerin keşfinde birkaç yöntem kullanılır. Bunların başında da, dikine hız eğrilerinin incelenmesi gelir. Birbiri etrafında dolanan cisimler, birbirlerine bir kuvvet uygularlar. Bu kuvveti uygulayan ötegezegen sayesinde, kuvvetin uygulandığı yıldızda yalpalama hareketleri ortaya çıkar. Bu hareketler, Doppler etkisi dediğimiz etki sebebiyle, yıldızın dikine hız eğrisine yansır.  (Doppler kayması dediğimiz olay, bize yaklaşan cisimlerin yaptığı ışınımın dalga boyunun maviye; bizden uzaklaşan cisimlerinkinin ise kırmızıya kaymasıdır. Bu etkiler de yıldız tayflarından ve dikine hız eğrilerinden anlaşılabilir). Bu şekilde yapılan incelemeler sonucu, kaymaya sebep olan cismin kütlesi ve dolaylı olarak da gezegen olup olmadığı gibi sonuçlara ulaşılabilir. “Yok efendim, ben öyle değil de, yıldızın yalpalamasını doğrudan gözleyerek gezegen keşfedeceğim!” diyen olursa, onu da tutan yok tabi 🙂 Bu da -eğer yalpalama doğrudan gözlenebiliyorsa- yapılabilir. Ancak bunu yapacak insanın ömrünün uzun olması gerekir, zira bu diğerine göre çok daha uzun süreli gözlemleri gerektirir. Unutmadan ekleyelim; bu yönteme de astronometri yöntemi adı verilir.

Gelelim ikinci sıradaki çok kullanılan yönteme: Bu yöntemde de olayımız, gezegenlerin, yörüngesinde oldukları yıldızın ışığında sebep oldukları azalmanın incelenmesidir. Değişen yıldız olarak tanımlanan yıldızların parlaklıkları dönem dönem artar veya azalır. Bu değişimin sebebi yıldızın iç yapısı olabileceği gibi, etrafında dolanan bir başka yıldız ya da gezegen gibi, dış kaynaklı da olabilir. Değişen yıldızlar konusunu bir başka yazımıza bırakıyoruz. Bu oldukça detaylı bir konu çünkü. Bu yazıda bizim için önemli olan kısma bakalım. Diyelim bir yıldızı bir süredir gözlüyorsunuz. Bir dizi gözlemden aldığınız verilerle görüyorsunuz ki, yıldız her zamankinden biraz daha az ışık saçmaya başlamış. Bu durumda yıldızı incelemeye alıyorsunuz ve ışık eğrilerinden anlıyorsunuz ki, yıldızın parlaklık değişimine sebep olan şey, etrafında dolanan bir başka cisim. Tabi bu cisim mutlaka bir gezegen olmak zorunda değil; bu, ortak kütle merkezi etrafında dolanan bir başka yıldız da olabilir, ama yine çeşitli veriler ve hesaplamalarla değişimin sebebinin ne olduğu net bir şekilde elde edilebilir (Her zaman olmasa da…). Yani kısaca bu yöntem, Ay ve Güneş tutulmalarında olduğu gibi, önüne gelen bir başka cisim yüzünden ışığı engellenen gök cismi sayesinde, orada bir şeylerin olduğunu anlama yöntemidir. Detaylı incelemelerle de, oradaki ‘şey’in bir gezegen mi yoksa yıldız mı olduğu bulunur ve böylece nur topu gibi bir ötegezegenimiz olabilir!
Bir başka yöntem, çekimsel mercek etkisinin kullanılmasıdır. “O da neymiş?” diyenler için şöyle bir sayfamız mevcut. 😉 Bu yöntemle de, aslında doğrudan göremediğimiz gezegeni, yine yıldızı üzerinde sebep olduğu ışık azalması sayesinde bulmuş ve bu sayede de yine “Gitmesek de, görmesek de o ötegezegen bizim ötegezegenimizdir” deme şansını yakalamış oluyoruz.
Bir de pulsar zamanlaması yönteminden bahsedelim. Pulsarlar düzenli bir şekilde radyo dalgaları yayarlar. Eğer yakınlarında bir cisim varsa, bu dalgalarda düzensizlikler meydana gelebilir. Bu da yine bir ötegezegeni keşfedebilmemiz için kullanılan yöntemlerdendir.

Bugüne dek dikine hız ve astronometri yöntemleri kullanılarak 499 adet, yıldız önünden geçiş gözlemleriyle keşfedilen 128 adet, çekimsel mercek etkisi yöntemiyle keşfedilen 12 adet ve pulsar zamanlaması yöntemiyle keşfedilen yine 12 adet ötegezegen vardır. Bunların yanında doğrudan gözlemlenerek bulunan ötegezegenler de mevcuttur.

Keşfedilen gezegenlerden bazıları

Keşfedilen gezegenlerden bazıları

 

Ve bir gün! Yerleştiğimiz bir ötegezegenden Dünya’ya bakıp iç çekecek insanoğlu! Keşke zamanında evimizi koruyabilseydik diye!..

Madem buraya kadar okudunuz, o zaman bonus bilgiyi de vermeden bitirmek olmaz 🙂 İşte Dünya’ya en çok benzeyen 10 Ötegezegen;

(ESİ – Dünya Benzerlik İndeksi – Dünya=1)

1-) Kepler 438b – 1.12 Dünya Boyutunda – 0.88 ESİ

2-) Kepler 296e – 1.75 Dünya Boyutunda – 0.85 ESİ

3-) Gliese 667Cc – 1.54 Dünya Boyutunda – 0.84 ESİ

4-) Kepler 442b – 1.34 Dünya Boyutunda – 0.84 ESİ

5-) Keper 62e – 1.61 Dünya Boyutunda – 0.83 ES

6-) Kepler-452b – 1.6 Dünya Boyutunda – 0.83 ESİ

7-) Gliese 581 g – 4.96 Dünya Boyutunda – 0.82 ESİ

8)  Gliese 832 c – 5.4 Dünya Boyutunda – 0.81 ESİ

9-) Kepler-283c – 1.8 Dünya Boyutunda – 0.79 ESİ

10-) Tau Ceti e – 1.8 Dünya Boyutunda – 0.77 ESİ

Hazırlayanlar;

Cassiopeia – Tuğba YELİZ
Cepheus – Sinan ÖZBAŞ

Yorumlar

Yorum

Cepheus

Gokbilimi.Net'in kurucusu, yöneticisi ve tasarımcısı.. Astronomiyi yaşam tarzı olarak gören ve daima araştıran, araştırmakla da yetinmeyip sorgulayan ve şüphe duyan birisi. Bilimin aydınlattığı yolda durmadan ilerlerken başkalarını da bu yola sokmaya çalışan bir yıldız tozu..