Güneş’e 1 Santimetre Daha Yakın Olsaydık Ölür Müydük?

kpk

Mutlaka hepiniz duymuşsunuzdur “Güneş’e 1 cm daha yakın olsaydık yanardık” ya da “Güneş’ten 1 cm daha uzak olsaydık donardık” türünden iddiaları.

Öncelikle, genellikle buna karşı yapılan yanlış bir savunmadan bahsedelim. Neden bahsediyorum? Şundan; savunma yapanlar der ki, Yer’in yörüngesi eliptiktir. Yani Güneş etrafında tam bir çember çizmediği için, zaten Güneş’e yaklaşır ve ondan uzaklaşır. Evet, bu doğru bir bilgidir. Dünya’nın Güneş’ten en uzak olduğu nokta 1.521×108 km; ona en yakın olduğu nokta ise 1.471×108 km‘dir. Bu yaklaşıp uzaklaşmaların ortalaması olan 1.496×108 km, astronomide 1 astronomi birimi olarak kullanılır.

yrng

Dünya, eliptik yörüngesi sebebiyle, her yıl toplamda 5 milyon kilometre Güneş’e yaklaşır ve ondan uzaklaşır.




Görüldüğü gibi bilgide sıkıntı yok, ama aranan cevap bu değil.

Meselemiz farklı. İddia sahipleri der ki, eğer bu yaklaşıp uzaklaşan yörüngenin 1 cm dışına çıksaydık haşlanırdık, donardık vesaire…Peki gerçekten öyle mi olurdu?

Bir gezegende yaşam olabilmesi için, bazı koşullar olmazsa olmazdır. Bir yıldıza yeterince yakın olmak, ancak başka bazı gök cisimlerine çok da yakın olmamak (güçlü çekim alanları, yıldız oluşum bölgeleri, patlama riski olan dev yıldızlar vesaire…) ve o cisimlerden yayılan radyasyon alanının dışında kalmak, bunlara ek olarak yüzeyde sıvı su bulundurabilmek gibi…Bu koşulların sağlandığı alana yaşanabilir bölge ya da Goldilocks Bölgesi adı verilir.


Ek bilgi: Goldilocks ismi, küçük bir kızın konu edildiği bir masaldan alınmıştır. Ufaklık gördüğü eşyalar içinde, aşırı özelliklere sahip olanların hepsini çok büyük, çok küçük, çok sıcak, çok soğuk diyerek elemiş ve ortalama olanı doğru olarak seçmiştir. Masalın adı Goldilocks ve Üç Ayı…



Dönelim konumuza. Güneş Sistemimizde Goldilocks Bölgesi içindeki tek gezegen Dünya değildir.

gb

Tanıdık isimler görüyoruz. Şaşırdık mı? Belki…

Bu bölgenin sınırları 0.725 astronomi birimi ile 3.0 astronomi birimi arasındadır. 1 astronomi birimi, yukarıda da belirttiğim üzere 1.496×108 km’dir. Bunu 0.725 ve 3.0 ile ayrı ayrı çarptığınızda göreceksiniz ki, 1 cm değil, milyonlarca km’lik bir serbestlik alanımız var. Tabi işin içine diğer gezegenlerin etkileri falan dahil olunca, Dünya’daki kadar konforlu bir hayat sürememe ihtimalimiz de mutlaka olacaktır.

Elbette mevsimlerde, mevsim sürelerinde, hava sıcaklıkları gibi bazı konularda değişiklik olabilir. Fakat bunlar bizi öldürmeye yeterli mi? Bildiğimiz kadarıyla hayır. En azından çooook uzun bir zaman dilimi içinde sıkıntı çıkartmayacakları anlaşılıyor.

Şimdi diyeceksiniz ki Venüs’te, Mars’ta durum ortada…Nasıl yaşanabilir buralarda? Ancak görselden de görüldüğü üzere Venüs bölgenin tam sınırındadır. Bu yüzden çok eski zamanlarda tahminen Dünya’ya benzeyen özelliklere sahip olmuşsa da, zamanla bu özelliklerini kaybetmiş ve şimdiki durumuna gelmiş. Mars ise atmosfer özelliklerinden dolayı pek de yaşanabilecek bir durumda değil. Ancak biliyorsunuz, orada hayat kurabilmek için çeşitli projeler mevcut. Yani epeyce zorlamayla da olsa, bir şekilde yaşam barındırma ihtimali henüz bitmiş değil, çünkü yaşanabilir bölge içerisinde yer alıyor.

Görüldüğü üzere, KYK'de yaz olmasına rağmen kışa göre 5 m km uzaklaşıyoruz.

Görüldüğü üzere, KYK’de yaz olmasına rağmen kışa göre 5 milyon km uzaklaşıyoruz.





Bazı bilgi görünümlü cümleler, bize çok ilginç gelebilir ve işin aslını astarını araştırmadan bunu etrafımıza yayma isteği duyabiliriz. “İlginçmiş, herkes öğrensin…” İnsan psikolojisi böyle işliyor ve çok da normal bunu istemek. Ancak görüldüğü üzere bunu, konunun iç yüzünü bilmeden yaptığımızda, etraf yanlış bilgiden ve bilgi kirliliğinden geçilmiyor. Bu yüzden şehir efsanelerine inanmamanızı dileyerek yazımı burada sonlandırıyorum.

Yorumlar

Yorum