Mars’ta Yaşam mı?

hey

Kendimi bildim bileli insanoğlunun en çok uğraştığı iki gök cismi var; Mars ve Plüto. Bu yazımızın konusu Mars, ancak şunu da söylemeden geçemeyeceğim; Plüto’nun gezegen olup olmadığı konusunda neredeyse birbiriyle kavga edecek insanlar var. Ancak flaş haber: Bu Plüto’nun umrunda bile değil! O yüzden rahat olun. Gezegen olsa da olmasa da yörüngesinde dönmeye devam ediyor, sıkıntı yok (:
Her neyse, gelelim esas konumuza. Mars ya da halk arasındaki ismiyle “Kızıl Gezegen”…Neden kızıl olduğu konusundaki bilgiyi bir başka yazımıza saklayarak devam edelim. Efendim, insanoğlu nedense bir türlü dünyaya sığamadı. Sürekli gözümüz başka gezegenlerde. Hep onlarda hayat arıyoruz, sanki elimizdekinin kıymetini yeterince biliyormuşuz gibi. Bu konudaki en kuvvetli aday da, gerek dünyaya olan benzerliği gerekse mesafe bakımından, mesela dış gezegenlere karşı olan avantajı sebebiyle Mars. Özellikle son zamanlarda, birileri orada yaşamaya sanki and içmiş gibi, gezegeni yaşanır duruma getirmek için değişik projeler çıkartıyorlar ortaya. Bunlardan biri de Mars atmosferine sera gazı pompalamak ve yaşam için gereken koşulları bu yolla oluşturmak. (Benim bu konudaki yorumum tam olarak şu: Deli misiniz yahu siz!? Yer atmosferindeki ozon tabakasını kurtarın siz hele önce -_- Neyse…)
Mars’ta insanların gereksinim duyacağı oksijenin 100 bin yıldan önce oluşmayacağı düşünülünce “Elimizi çabuk tutalım, bir an önce gidip yaşanır hale getirip yerleşelim. Yoksa kaçacak Mars (!)” diye düşünmüşler ve çözüm olarak da gezegenin atmosferine “perflorokarbon ve kloroflorokarbon” pompalayarak bu süreyi kısaltmayı hedeflemişler. Üstelik bu gazların, Mars yüzeyinde yapılacak fabrikalarda üretilmesi de projenin bir başka ayağı. Tabi bunlar gezegenin iklimini değiştirmek için atılacak adımlar. Bir de oksijen üretimi gerekiyor ki, bunun çaresini de astronot kıyafeti giymek yerine oksijen maskesi takmakta bulmuşlar.
Ne diyelim? Allah mutlu mesut etsin sizleri Mars’ta! Ben mi? Ben almayayım, böyle iyiyim ^^

Yorumlar

Yorum