Neptün

np

Plüto’nun cüce gezegen kategorisine alınmasından sonra, sistemin normal boyutlu son gezegeni Neptün olmuştur. Güneş’e yakınlık bakımından 8. sıradadır. Adını Roma deniz tanrısından alan gezegenimiz, diğer gezegenlerin aksine gözlemle değil, matematiksel tahminlerle bulunmuştur. Uranüs üzerinde yol açtığı tedirginlik etkileri, oralarda bir gök cisminin daha olması gerektiğini düşündürmüş ve bunun sonucunda Neptün, 1846 yılında keşfedilerek sistemdeki yerini almıştır.

Neptün’ün Güneş’e ortalama uzaklığı 30 AB’dir. 1 AB’nin (astronomi birimi) yaklaşık 150 milyon km olduğunu düşünürsek, mesafenin büyüklüğü gözümüzde daha iyi canlanacaktır. Çapı 49,528 km’dir ve yine bir buz devidir Neptün. Güneş etrafındaki 1 turunu 164.86 yılda bitirirken, kendi etrafındaki 1 dönüşünü 16.11 saatte tamamlar. Albedosu %51’dir. Kütlesi 17.15 Yer kütlesi kadardır. Genel yapı itibarı ile Uranüs’e benzer.
Neptün Yer’den gözlendiğinde oldukça sönük bir gezegendir. Dış gezegenlerin en iyi gözlemlendiği konum olan karşı konum anında gözlenebilmesi için bile küçük bir teleskoba ihtiyaç duyulur.

DETAYLAR

Genel olarak Uranüs’ün bir ikizi gibi olan gezegenin kütlesi, Uranüs’ün kütlesinden daha fazladır. Eksen eğimi Uranüs’teki kadar abartılı değildir ve 29.5°dir. Atmosfer bileşimi olarak da Uranüs’e benzemekle beraber daha aktif bir atmosfere sahiptir. Yani iç enerjisi daha fazladır. Mavi renginin kaynağı metandır ve sıcaklığı tıpkı Uranüs’te olduğu gibi -218°C’dir. Jüpiter’in meşhur ‘Büyük Kırmızı Leke’sine benzer bir ‘Büyük Karanlık Leke’si mevcuttur. Bir fırtına bölgesi olan bu leke 1994 yılında ortadan kaybolmuş, daha sonra yeni bir fırtına bölgesi ortaya çıkmıştır. Gezegen atmosferinde görünen beyaz bulutlar ise metan buzu kristallerinden oluşmaktadır.
Neptune_Fullİç enerjisinin fazla olması ve Güneş’ten aldığından daha fazla ışınımı yayması, gezegenin hâlâ büzülme aşamasında olduğunun göstergesidir. Atmosferdeki hareketliliğin sebebi de büyük ölçüde bu iç enerjidir.

Neptün’ün de ortalama yoğunluk değerleri, diğer gaz devleri olan Jüpiter ve Satürn’den daha fazladır. Bu durumun sebebi, Uranüs için yapılan açıklamayla aynıdır. Buna göre Neptün de tıpkı Uranüs gibi, oluşum aşamasının başlarında daha iç bölgelerde bulunmuş, ancak daha sonra Jüpiter ve Satürn’ün bileşik çekim etkileri nedeniyle daha dış bir yörüngeye taşınmıştır. Bu dış yörüngede bünyesine katacak hafif element bulamadığından, oluşum aşamasını da burada noktalamıştır. İç yapı olarak Uranüs’le benzerdir. (Resmin üzerine tıklayarak ayrıntıları daha net görebilirsiniz)
gManyetik alan üretimi konusunda da yine benzerlik gösterir Uranüs’le. Uranüs’te 59° olan manyetik eksen-dönme ekseni arası açı, Neptün’de 47°dir. Bunun nedeni olarak yine, zamanın birinde yaşadığı bir çarpışma gösterilebilir ve yine bu gezegenin de manyetik kutup değişimi aşamasında olduğu düşünülmektedir. Tıpkı Uranüs’te olduğu gibi Neptün’de de manyetik alan üreten katmanın, sıvılaşmış buz ve amonyak içeren manto olduğu düşünülmektedir.
Neptün de bir halka sistemine sahiptir. Detaylar için buraya bakınız.
Voyager 2’nin verilerinden önce sadece 2 uydusunun varlığı biliniyorken, bu aracın keşifleriyle uydu sayısı 8’e yükselmiştir. Şu an ise bilinen uydularının sayısı 14’tür.  Bunlardan Triton, asteroid kökenli uydular arasında en büyük olandır ve Güneş Sistemi objeleri içinde, ölçülen en düşük sıcaklığa sahip olan cisimdir (-235°C).
Uyduların genel özelliklerine bir başka yazıda değineceğiz. Şimdilik hoşçakalın.

Yorumlar

Yorum