Rüyada olmadığımızı kanıtlayabilir misiniz?

patlayan-kafa-sendromu-kopya

Bu yazımızda sizlerle birazcık gerçeklik algısını zorlayacağız. Öncelikle baştan söyleyeyim; bu yazacaklarıma benzer teoriler de bulunmakta fakat ben o teoriler hakkında konuşmayacağım. Elbette söz konusu teorilerden, Matrix ve Inception filmlerinden yardım aldım ve onlardan esinlendim ama dediğim gibi, yazacaklarım şahsi düşüncelerim.

Yazının başlığındaki soruyu size tekrar soruyorum ve bu soru hakkında biraz düşünmenizi istiyorum; Rüyada olmadığımaxresdefaultmızı kanıtlayabilir misiniz? “Kendimi cimcikliyorum ve uyanmıyorum. Demek ki rüyada değilim.” demeyin sakın 🙂 Çünkü ya bu “rüyada acı verici bir olay yaşanılınca uyanmak” fikrini kendi rüyamızda yarattıysak? Ya gerçek hayatta böyle bir şey yoksa?

 

Durun beyniniz hemen göçmesin daha yeni başlıyoruz 🙂 Teorimizi baştan alalım; ben size aynı Matrix filmindeki gibi rüyada olduğumuzu ve bu rüya içinde gerçek hayattan bihaber olduğumuzu söylüyorum. Hatta biraz düşününce eğer bu teori gerçekse bu yazıyı okuyan sen değerli okuyucum da yoksun. Başka bir deyişle sen ve tüm herkes benim rüya alemimin hayali kahramanlarısınız. Tabi şimdi bencil olmayalım. Bir de senin gözünden bakalım değerli okuyucum. Senin gözünden de ben senin rüyanın hayali kahramanıyım. Yani aslında bu yazıyı ben yazmadım. Senin rüyan olduğu için bu yazıyı senin zihnin yarattı. Fakat sen farkında değilsin. Tıpkı bu dünyada gördüğümüz rüyalar gibi değil mi? Bu dünyadaki rüyalarda daha önce hiç keşfetmediğin bir yere gittiğini düşün. Rüyanda herkes orayı biliyormuş ama sen daha yeni keşfediyorsun. Ama aslında o yer ve orayı senden önce keşfeden herkes senin zihnin eserleri. Kısaca orayı herkesten önce sen keşfediyorsun 🙂 Şimdi soracaksın “Madem bu bir rüya neden istediğimiz hiçbir şey olmuyor?” diye. Normalde rüya görürken istediğini yapamıyorsun değil mi? Mesela büyük ihtimalle bir rüyanda bir binanın tepesinden atlayıp öldün. Peki bunu sen mi istemiştin? Hayır tabii ki de. İşte biz de eğer bu hayat bir rüyadan ibaretse farkında olmadığımız için hiçbir şey istediğimiz gibi olmuyor. Ya bir gün rüyada olduğumuzun farkına varırsak?

Şimdi zaman kavramına değinmek istiyorum zihnimin yarattığı değerli okuyucum 🙂 “Eğer rüyadaysak onca yıl geçti hala uyanmadık. Bu kadar uzun rüya olmaz yani rüyada değiliz.” dediğinizi duyar gibiyim. Ya da zihnim böyle demenizi istedi bilemem 😀 Biliyorsunuz ki bu hayatta gördüğünüz rüyalar siz rüyayı görürken size saatler ve günler gibi gelebilir. Fakat bilmenizi isterim ki size o kadar çok uzun gelen rüyalar bile aslında en fazla 20 saniye. Yani evet, eğer bu hayat bir rüyadan ibaretse bu kadar uzun sürmesi normal. Inception filmini izleyenler bilir; Filmde ortak rüyada olan bir adam ve karısı o rüyada 50 yıl geçiriyor. 50 yılın sonunda uyandıklarında ise sadece uyumalarından itibaren bir kaç dakika geçtiğini görebiliyoruz. He bu arada; o filmi senin zihnin yazmış olabilir sayın yönetmen 🙂

ruya-tabirleriBir de bu hayattaki fizik kanunları var elbet. Tüm bu fizik kanunlarını zihnimiz oluşturmuş olabilir. Ve hatta fizik kanunları ile sınırlı kalmayalım, tüm evreni zihnimiz yaratmış olabilir. Tüm bu çiçekleri, böcekleri, insanları, hayvanları, gezegenleri ve galaksileri kısaca tüm bu evrenimiz zihnimizin şahane eseri olabilir.  Belki de gerçek hayatta tüm evren bambaşkadır. Belki hayvanlar, çiçekler yoktur. Belki insan değilizdir. Dünya diye bir yer de yoktur belki. Belki de bu dünyadaki ölüm kavramı gerçek dünyaya uyanmaktır.

Başlıktaki soruya verebileceğiniz cevapları tek tek cevaplamaktansa tek bir cümle ile tüm bu cevaplarınızı çürütebilirim; Rüyada olmadığınızı kanıtlayacak her bilgi sizin rüyanızın eseri olabilir.

Gelelim yazımızın sonlarına doğru. Yukarıda yazdığım cümleden yola çıkarak bu teoriyi yalanlamak veya ispatlamak imkansızdır. Rüyada olalım veya olmayalım, sizler iyi insanlar olun değerli okuyucular. Bu yazımı da burada sonlandırıyorum. Takipte ve sağlıcakla kalın 🙂

 

Yorumlar

Yorum