BİR ASTRONOM’un HAYATI

BİR ASTRONOM’un HAYATI

9 Kasım 2018 0 Yazar: Sinan KOÇAK

Astronom kelimesi ne kadar havalı değil mi? Bir astronomun hayatı denildiği zaman akla şunlar gelebilir;
• Ne kadar havalı bir bölümden mezun olmuş.
• Bu adam çok para kazanıyordur.
• Burçlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
• Kesin çok geziyordur.

Aynen öyle, astronomlar çok geziyor lakin ayaklarında parmak arası terlik olup denizde sahillerde değil, nerede dağ-bayır varsa orada geziyorlar.

 

Astronom nedir, öncelikle bunu öğrenerek başlayalım.
Astronom, evrendeki galaksileri, yıldızları, Güneş Sistemi’ni ya da diğer gökcisimlerini inceleyen bir bilim insanıdır. Yalnız astronomlar burçlara bakarak kaderinizi bilemez. Onlar astronom değil, sözde bilimci olan astrologlar. Astrologların amacı insanları manevi olarak kandırıp zengin olmaktır. Size tavsiyem bir astronom gördüğünüzde sakın karıştırıp astrolog demeyin çok sinirlenir.

Peki, bu astronomlar okudukları bölümden mezun olduktan sonra ne yaparlar?

 

Eğer akademik olarak bölüme devam ediyorsa ofislerinde çalışırlar, iş için seyahat ederler, bol bol makale yazarlar, üniversitelerde okuyan öğrencilere eğitim verirler ya da gözlemevlerinde teleskoplarla gökcisimlerine bakarak veri elde ederler. Astronomi okuyan bir kişinin matematik, fizik, bilgisayar ve İngilizce’ye çok iyi hâkim olması gerekir.

Bir astronom ya gözlemsel olarak ya da teorik olarak çalışır. Teorik olarak çalışan astronomlar çok fazla teleskop yüzü görmezler. Onlar genelde elde edilen verileri çözümlemek için uğraşırlar. Gözlemsel olarak çalışan astronomlar ise, dağ başlarında kurulan gözlemevlerinde teleskoplarla gözlem yaparlar. Hava soğukmuş sıcakmış demez, hele hele memurlar gibi kışın kar tatili beklemezler. Bayramlarda dahi çalışırlar. Çünkü yapılan anlaşma sonucu bulundukları gözlemevindeki teleskoplar, her gece bir proje için ayrılmıştır ve durmadan çalışırlar.

Çalıştıkları işlerde titizdirler ancak çalıştıkları ortam oldukça dağınıktır. Hele hele çalıştıkları masalarda ne ararsanız bulursunuz. Fakat zaten zeki-işine odaklı insanların masaları dağınık olur aradığı bir şey için vakit kaybetmek istemezler. Neyse, fazla övmeyelim şımarmasınlar 🙂

 

Seyahat etmeyi çok severler dediğime bakmayın. Seyahat ederken konferanstan konferansa koşarlar.
Gözlemsel olarak çalışan astronomların çok fazla arkadaşları yoktur. En iyi arkadaşları bilgisayarlar, teleskoplar, kediler, köpekler ve olmazsa olmaz çay-kahve makineleridir. Bunları çok severler çünkü gözlemevleri şehirden çok uzak ve çok yüksek yerlere kurulur. Pek fazla insan göremezler 🙂

 

 

En çok şaşıran insanlar astronomlardır. Evrenin her köşesini ve nasıl oluştuğunu anlamak için çok çalışırlar. Ama buna rağmen yeni bulunan bir şey için yine en çok onlar şaşırırlar.

Çok büyük bir evrende çok küçük bir gezegende yaşadıkları için kafalarına pek fazla bir şey takmazlar, çok üzülmezler ve kendilerinin çok küçücük canlılar olduğunu bildikleri için ego sahibi olmazlar.

Çok fazla para da kazanmazlar. Öncelik olarak maddiyatı değil, “Evren nasıl oluştu?” ya da “Bu evrende bilmediğimiz başka neler var?” diye düşünürler.

Bir hocam, “çok iyi İngilizce’ye ve çok iyi bilgisayar yazılımına sahibim. Girsem bir şirkete en kötü 15.000 lira maaş alırım. Böyle rahat bir şekilde yaşamak varken ben neden siz öğrencilerle ya da geceleri elde ettiğim verileri çözümlemekle uğraşıyorum, benim derdim ne” demişti.

Şu an bu soruyu bende soruyorum. Astronomların derdi ne?

Astronomların derdi; evreni anlamak, yeni bir şeyler öğrenmek ve öğrendiklerini insanlığa aktarmak. Kısacası bir astronomun en temel görevi bakmak ve baktığını anlamaktır.