Eski Tablolardaki UFO’lar…

Eski Tablolardaki UFO’lar…

9 Ağustos 2018 0 Yazar: Tuğba YELİZ

Bu yazımızın konusu, 14. ve 18. yüzyıllar arasında yapılan tablolardaki tuhaf cisimler. Bu tablolarda yer alan bu tuhaf çizimler acaba dünya dışından gelen canlıları mı anlatmak istiyordu?

En meşhur örnekler üzerinden inceleyelim.

Aşağıdaki tablo 14. yüzyılın ilk yarısında yapılan Visoki Dečani yani Deçan Manastırı’nda bulunuyor. Tablonun sağ ve sol üst kısmında parıltılar saçan uçan cisimler göze çarpıyor.

UFO araştırmalarıyla uğraşanların bir kısmına göre bunlar, dünya dışından gelen canlıların çok eski çağlardan beri ziyaretlerde bulunuyor oluşuna işaret ediyor.

Benzer dönemlerden kalma birkaç esere daha baktığımızda ise karşımıza aslında farklı bir gerçek çıkıyor. Hep beraber bakalım;

 

Bu örneklerde gördüğünüz gibi, çarmıha gerilme sahnesini temsil eden resimlerin çoğunda, aynı yerde benzer çizimler dikkat çekiyor. Hepsi Hz. İsa’nın sağ ve sol yukarısında ya da tam yanında gösterilen ve hemen hemen her tabloda yer alan bu şekiller, aslında Güneş ve Ay. Hep aynı yerde gösterilmelerinin amacı ise, çarmıha gerilme olayının canlılarda yarattığı üzüntüyü onların bile yaşadığını sembolik olarak göstermek. Yani özetle bu gösterim şekli, Orta Çağ sanatında geleneksel bir akımdı.

Bu Güneş ve Ay tasvirleri aslında, Pers ve Yunanlılar dönemine ait pagan tanrıları temsil ediyordu. Rönesans’ın başlarına kadar sık görülmeye devam ettiler, ama 15. yüzyılın sonlarına doğru azalmaya başladılar. Güneş genellikle ışıltılı bir haleyle çevrelenen bir erkek büstü şeklinde, Ay ise mitolojideki Ay ve av tanrıçası Diana’nın yayı, yani bir kadın ve hilal ile gösteriliyordu.

https://i.pinimg.com/originals/c7/e4/df/c7e4df8f82f0722534e952dafa01272f.gif

 

https://pm1.narvii.com/6508/853115bf9abceff9bfa6a19d477206339f585eeb_hq.jpg

 

Tasvirlerde Güneş Hz. İsa’nın sağında, Ay ise solunda yer alıyordu.

Yukarıdaki genellemeye rağmen aslında Güneş ve Ay birçok farklı şekilde gösteriliyordu; düz disklerden kuyruklu yıldız gibi kuyruklar taşıyan içi boş toplara, denizanası benzeri 3 kuyruklu garip figürlere kadar… Bizans-Ortodoks olarak da bilinen Doğu Kilisesi’ne ait resimlerde Güneş ve Ay, insan figürleri olarak da
resmedilirdi. Hatta bu figürler kimi zaman at veya öküz arabalarıyla seyahat ederken de gösterilirdi.

Kimi zaman da buradaki ilk örnekte olduğu gibi, ressamın hayal gücüne bağlı olarak değişen farklı şekillerde…

Gelelim tablolarda yer alan bir başka farklı cisme. Aşağıdaki türden olanlardan bahsediyoruz:

Bunun bir örneğini tablo içerisinde görelim:

İlk bakışta bir UFO’nun insan kaçırma vakası gibi görünen bu görüntüler aslında ne ifade ediyor?

Tablo 1486’da Carlo Crivelli tarafından yapılmış. Orijinal adı “The Annunciation with Saint Emidius” olan bu tablo aslında tamamen Hz. İsa’nın doğumunun müjdelenmesi hadisesiyle ilgilidir. Tabloda, gökten gelen ışık, Hristiyan inanışına göre Hz. Meryem’in üzerine inen Kutsal Ruh’tur. Esasında ışık tam olarak tablodaki kadının değil, arkadaki kase benzeri nesnenin üzerine doğru inmiştir. Bu kase benzeri nesne içerisindeki su, saflığın ve bekaretin simgesidir.

Kapının sol tarafında, dışarıda bulunan figürlerden kanatlı olan Cebrail’i, diğeri ise koruyucu azizlerden biri olarak kabul edilen Saint Emidius’u temsil eder. Tek tek tüm figürleri açıklamak yerine özetlemek gerekirse; tablo tamamen dini figürlerden oluşmaktadır ve yukarıdaki ışık saçan nesne bir UFO ile değil, göklerde oturduğuna inanılan tanrı kavramıyla ilişkilidir.

Sıradaki resim gelsin. Bu tablo da 15. yüzyıldan bir eser:

Elbette dönemin şartlarına uygun olarak yine dini bir konu tasvir edilmiş. Fakat sağ arkada, gökyüzünde oldukça ilginç bir çizim göze çarpıyor. Yakından bakalım:

Evet, oldukça garip ve şüphe uyandırıcı bir görüntüsü var. Ancak bir detaya daha bakalım:

Bu bir çoban. Peki nereye bakıyor bu adam? İşte şuraya:

Burada da aslında İncil’de anlatılan bir olay resme dökülmüş. Luka İncili’nin 2:8-14 kısmında, Hz. İsa’nın doğuşunun çobanlara müjdelenmesi konusu yer alır.

“Çoban ne alaka?” diye düşünmemek gerekir, çünkü çobanlık, kuzu gibi kavramlar İncil’de farklı bir öneme sahiptir ve tamamen Hz. İsa ile ilişkilendirilmiştir. Burada çobanın gökyüzüne bakışı ve gökyüzünde görülen bu ışıltılı cisim, tamamen Hz. İsa’nın doğumunu müjdeleyen pasaja atıfta bulunur.

Bir başka eserde yine benzer bir manzara:

Örnekler bu şekilde çoğaltılabilir. Ancak görüldüğü gibi tamamen döneme hakim olan dini hava içerisinde yapılan bu tablolardaki garip figürler, genellikle ya bir meleği, ya pagan inanışlarından kalma bazı figürleri ya da Kutsal Ruh’u temsil eder. Dünya dışı yaşam ile bir ilgileri yoktur.

Benzer şekilde Mısır’da bulunan hiyerogliflerin birinde helikopter, denizaltı gibi bazı cisimlere rastlandığı iddiası da yine bir süre önce UFO meraklıları tarafından ortaya atılmıştı. Ancak internette dolaşan bu görüntülerin gerçek görüntüleri yansıtmadığı ve üzerinde oynanmış olduğu da daha sonra ortaya çıktı. Sahte görüntü şu şekildeydi:

Eski Mısır’da zamanla, bir Firavun’un dönemi bitip diğeri başladığında, bazı şekillerin üzerine farklı yazılar kazınıyordu. Aslında bu Mısır’da sık görülen bir şey olmakla beraber, diğer “yazım” hataları bu kadar ilgi çekici olmadığından gündem de olmamıştı daha önce.

Raincool adlı bir blog sitesine bu konuya dair oldukça tatmin edici bir açıklama bulunmakta.

1. Seti zamanında yapımına başlanan tapınağın, onun ölümü üzerine 2. Ramses tarafından devam ettirilmesi nedeniyle, eski ismin üzerine yenisinin yazılması nedeniyle, ortaya değişik şekillerin çıkmış olması, olayı açıklıyor gibi görünüyor. Bu durum aşağıdaki resimlerde oldukça net bir şekilde fark ediliyor:

http://4.bp.blogspot.com/_XerteKH1jd0/S_mP0nSGdlI/AAAAAAAAAKU/2jK_jItPOQA/s400/seti+ramsesses+nebty+names.jpg

 

Üst üste geldiğinde ortaya çıkan durum:

http://2.bp.blogspot.com/_XerteKH1jd0/S_mPAjCgA9I/AAAAAAAAAKM/F8gbrqVzatA/s400/helicopter+seti+ramesses+combined.jpg

 

Bu da 1. Seti’nin isminin yazılı olduğu ve yukarıdaki resimle örtüşen bir hiyeroglif parçası:

 

http://3.bp.blogspot.com/_XerteKH1jd0/S_mQx_cg9oI/AAAAAAAAAKc/g7XTqG79ccY/s320/seti+9+bows.jpg

 

Okumak isteyenler için yazının tamamı aşağıda:
http://raincool.blogspot.com/2010/05/helicopter-hieroglyphs-explained.html

Evet, görüldüğü gibi dünya dışı yaşam söz konusu olduğunda insanların gözleri gerçekleri görmek istemeyebiliyor. Elbette evrende yalnız olmama ihtimalimiz var. Ancak ilk bakışta şüpheli gibi görünen, ancak daha sonra izahı yapılan bu tür konularda da, olayları görmek istediğimiz gibi değil, gerçekte oldukları gibi görerek yolumuza devam etmemiz gerekir.

Bir başka UFO konulu yazımız için:
https://gokbilimi.net/nereden-geliyor-bu-ufolar/

 

Başka yazılarda görüşmek üzere. Bilimle kalın.