Göğün Dikiş Yeri: Samanyolu

Samanyolu Galaksisi; bildiğiniz herkesin içinde yaşadığı gezegenimizi, sevgili yıldızımız Güneş’i ve gece gökyüzünde gördüğümüz tüm yıldızları barındıran gökada… Hakkında bildiklerimiz kısıtlı olsa da o bizim evimiz.

Detaya inmeden galaksimizi çok kısa tanıyıp, merak edilen 1-2 konuya cevap vermeye çalışalım.

Tarih boyunca çeşitli uygarlıklar tarafından “Göğün Belkemiği”, “Gümüş Nehir”, “Göğün Dikişi Yeri” gibi isimlerle anılmış olan galaksimiz, çubuklu sarmal (ya da çubuklu spiral) galaksiler ailesinin bir üyesidir. Nedir çubuklu spiral galaksi? Şekil üzerinde görelim:

Şekildeki ilk galaksinin, diğerlerinden farklı olarak, merkezi bölgesinde çubuk gibi bir doğrultu üzerinde yoğunlaşmış yıldızları görebilirsiniz. Dikkat ederseniz sarmal kolların da bu çubukların uç kısımlarından çıkmış olduğunu göreceksiniz. Normal spiral galaksilerde sarmal kollar doğrudan merkezden çıkar.

Galaksimiz bir uçtan diğer ucuna yaklaşık 150000 ışık yılı uzunluktadır. Genel olarak eski kaynaklarda 100000 ışık yılı gibi bir bilgi bulunur. Ancak yeni yapılan bir çalışmaya göre, mesafenin bundan daha fazla olduğu ortaya çıkmış durumda. Yani 150000 ışık yılı şu an için daha doğru bir bilgi. Ancak bu bilgi zamanla tekrar değişebilir, çünkü galaksinin dış bölgelerine doğru gidildikçe yıldız yoğunluğu belirgin bir şekilde düşer. Bu durumda galaksinin sınırlarını belirlemek çok daha zor bir hale gelir.

Galaksimiz içerisinde birkaç yüz milyar yıldız olduğu tahmin ediliyor. Bunlardan biri olan Güneş, galaksinin neresinde? Yine temsili bir resim üzerinde görelim:

Bu mesafe, galaksi merkezinden itibaren yaklaşık 8 kiloparsektir. Bunun ne anlama geldiğini merak edenler için, bu mesafeyi kilometreye çevirelim.

1 kiloparsek = 1000 parsek olduğundan 8 kiloparsek de 8000 parsek eder.

1 parsek, 3.26 ışık yılına eşittir. Bu durumda 8000 parsek de yaklaşık 26000 ışık yılına karşılık gelir.

1 ışık yılı, 9.5 x 10^12 km (ya da 9.5 trilyon km) eder. Bu durumda 26000 ışık yılı, 247 x 10^15 km (ya da 247 katrilyon km) eder.

Daha açık yazalım: 247000000000000000 km. İşte galaksi merkezinden yaklaşık olarak bu kadar uzaktayız. Bulunduğumuz konum galaksinin Orion Kolu ve galaksi düzlemine de oldukça yakın sayılırız.

Şimdi bu karışık hesapları bir kenara bırakıp, akla daha çok takılan soruların cevaplarını verelim isterseniz.

Mademki Samanyolu’nun dışına çıkmaya ve ona dışarıdan bakmaya yetecek teknolojimiz yok, o halde Samanyolu fotoğraflarını nasıl çekiyoruz?
Kısa cevap: Çekmiyoruz.

Nasıl yani diyenler için uzun cevap: Samanyolu’nun belirli bir kısmı, gece ışık kirliliği olmayan yerlerde, gökyüzünde net bir şekilde görülebiliyor. Biz ancak bu kısımların doğrudan fotoğraflarını çekebiliriz. Aşağıda bir örneği var:

Telif hakkı Alistair Nicol’a ait.

Peki buradan, nasıl oluyor da tam bir galaksi fotoğrafına geçiş yapabiliyoruz?

Yer ve uzay tabanlı gözlemlerle, gece göğünün belli bir açı derecelik kısmının 360 derecelik panoramik fotoğraflarını, farklı dalga boylarında çekebiliyoruz. Bu fotoğraflar bize, nerede ne tür kaynaklar olduğu ve bunların yoğunluğu hakkında bilgi veriyor. Örneğin aşağıda, galaksimizin görebildiğimiz kısmına ait atomik hidrojen yoğunluğu hakkında bilgi alabileceğimiz bir fotoğraf verisi var:

https://asd.gsfc.nasa.gov/archive/mwmw/mmw_sci.html#maps

Bunun gibi, örneğin moleküler hidrojenin nerede, ne kadar var olduğu, x-ışın yayılımlarının hangi bölgede, ne kadar görüldüğü sorularına yanıt olacak başka veriler de elde edebiliyoruz. Bunların hepsini bir araya getirdiğimizde, belirli bir bölgedeki madde dağılımına ilişkin bilgiyi net bir şekilde elde etmiş oluyoruz. Böylece, galaksimizin görebildiğimiz bölgelerinden yola çıkarak ve başka galaksilerin fotoğraflarından da örnek alarak, göremediğimiz kısımlarda neler olup bittiğini yaklaşık olarak bilebiliyoruz. Bilimsel veriler, gözleyebildiğimiz diğer galaksiler ve gerekirse bilgisayar modellemeleri bir araya getirilerek büyük resim oluşturuluyor. Böylece sonuçta ortaya, aşağıdaki gibi bir kare çıkarılabiliyor:

https://space-facts.com/wp-content/uploads/milky-way.png

İçinde bulunduğumuz halde galaksimizin bazı kısımlarını neden göremiyoruz?

Dünyadaki bir gözlemci, yaz gecelerinde galaksinin merkezi bölgesine, kış gecelerinde ise dış bölgesine doğru bakar. Dış bölgelerde yıldız yoğunluğu düşüktür ve bazı verileri elde etmek daha kolay olabilir. Ancak iç kısımlar, yani galaksi merkezi doğrultusunda, bol miktarda gaz ve toz vardır. Bu durum, galaksinin merkezi bölgesine doğru bakan biri için görüş mesafesini oldukça kısaltır. Gaz ve toz, merkezi bölgeyi ve galaksi merkezinin ötesindeki diğer yarısını görmemizi engeller. Böylece merkezi bölge ile ilgili çalışmaları, tayfın görünür ışık bölgesinde yapmamız zorlaşır ve bu kısımları incelemek için daha çok radyo bölge gözlemleri ve x-ışın gözlemleri üzerinde yoğunlaşılır.

Samanyolu’nun yaz (sağda) ve kış (solda) mevsimlerinde yeryüzünden görünüşü:

http://twanight.org/newTWAN/photos/3001899.jpg
Kapak görseli: https://phys.org/news/2017-04-scientists-dung-beetles-milky.html

Yazar: Snn.Zbs

Avatar

Bir Cevap Yazın