Güneş Sisteminin Oluşumu (Bulutsu Kuramı)

Güneş Sisteminin Oluşumu (Bulutsu Kuramı)

7 Aralık 2015 0 Yazar: Sinan ÖZBAŞ

Bu yazımızda, Güneş sisteminin oluşumu hakkında en çok kabul gören teoriyi (Bulutsu Kuramını) inceleyeceğiz.

Güneş sistemi; Güneş, gezegenler ve uyduları, cüce gezegenler ve uyduları, asteroidler, gezegenler arası gaz ve tozdan oluşmuş bir yapıdır. Sistemin çekimsel etkisinin hissedildiği en uzak nokta, sistemin sınırı olarak tanımlanır ve bu sınır kabaca, Güneş’ten 1.5 ışıkyılı uzaklıktadır.

Güneş sisteminin oluşumuna dair çeşitli görüşler ortaya atılmıştır. Bunlardan en çok kabul göreni “Bulutsu Kuramı“dır. Alman filozof Immanuel Kant ve Fransız fizikçi Pierre Simon Laplace’nin birbirlerinden bağımsız olarak ortaya attıkları görüşe göre, sistem, kendi ekseni etrafında dönen bir gaz ve toz bulutundan sıkışarak oluşmuştur.

İlkel Güneş'imiz sistemini oluştururken

İlkel Güneş’imiz sistemini oluştururken

Parçaların birbirine uyguladığı çekim kuvvetinden dolayı sistem zamanla içeriye doğru çökmüş ve bulutsunun merkezinde “ön-güneş” denebilecek yoğunlukta bir bölge oluşturmuştur. Bu bölgeye yaklaşan maddenin hızı artmakta ve bu maddenin ön-güneşe çarpmasıyla oluşan enerji ısı enerjisine dönüşerek, bulutsunun iç kısımlarındaki sıcaklığı yükseltmektedir.

Bu esnada ortadaki yoğun yıldız bölgesi henüz nükleer enerji başlatacak sıcaklığa erişmemiştir ve çekimsel büzülmenin sağladığı enerji ile ışınım yapmaktadır. Bu sürece “Kelvin – Helmholtz büzülmesi” adı verilir. Bu süreçten yaklaşık 10 milyon yıl sonra ön-güneşin iç sıcaklığı birkaç milyon Kelvine ulaşır ve nükleer tepkimeler başlar. Dolayısı ile büzülme de sona erer.


Açısal momentum korunduğundan, başlangıçtaki hızdan daha büyük bir hızla dönmeye başlayan bulutsu, dönme ekseni boyunca basıklaşır. Gezegenler ise, bulutsunun çeşitli dönemlerindeki sıcaklık farklılıklarına bağlı olarak ortaya çıkan yoğunlaşma enerjisi farkı ile oluşmuşlardır. Bu sırada nükleer reaksiyonlarla ortaya çıkan ışınım basıncı sebebiyle, hafif elementler hızla sistemin dışına doğru itilmiş ve daha ağır olan elementler merkeze biraz daha yakında kalmıştır. Bu da karasal gezegenlerin ve gaz devlerinin kabaca yerlerini belirlemiştir.

İç kısımlarda kalan gaz ve tozlar süreç içerisinde birleşerek gezegenimsiler oluşturmuşlar, gezegenimsiler aralarındaki çekimin etkisiyle çarpışıp birleşerek ön-gezegenler oluşturmuşlardır. Sonrasında da ön-gezegenler çarpışarak gezegenleri oluşturmuşlardır. Bu kuramı destekleyen birçok kanıt bulunduğundan, “Bulutsu Kuramı” günümüz astronomları arasında hâlâ en çok kabul gören kuramdır.