Kara Delikler Başka Evrenlere Açılan Birer Kapı mı?

Kara Delikler Başka Evrenlere Açılan Birer Kapı mı?

Nisan 14, 2019 0 Yazar: Tuğba YELİZ

Kara delikler, oluşum şekillerine göre başlıca 3 başlık altında incelenebilir:

1- Teorik mikro kara delikler (varlıkları mümkün, ama henüz gözlenmediler ve erken evren döneminde oluşmuş olabilirler)
2- Normal kara delikler (bunları çok büyük kütleli yıldızlardan arta kalan cisimler olarak biliyoruz)
3- Süper kütleli kara delikler (galaksilerin merkezlerinde bulunan ve erken evren döneminde ortaya çıkmış olabilecekleri düşünülen cisimler)

 

Kara deliklerin içerisinde neler olup bittiği hakkında çok net bir bilgimiz yok, çünkü bunların yanına gidip deneyler yapamıyoruz ve bir laboratuvar ortamında da kara delik oluşturup bunları yakından inceleyemiyoruz. Bilgilerimiz genel olarak bilgisayar simülasyonlarından, yani modellemelerden geliyor. Peki bu modellemelerde ne derece başarılıyız?

Geçenlerde kamuoyuyla paylaşılan olay ufku fotoğrafına bakarak konuşursak, bu konuda çok da kötü bir noktada sayılmadığımızı söyleyebiliriz.

 

EHT ile çekilen olay ufku fotoğrafı

 

Kara deliklerin içerisinde, bildiğimiz fizik yasalarının uygulanamaz olduğunu düşünüyoruz. Çok büyük miktarda madde ve enerjinin, uzay-zaman dokusunun aşırı derecede büküldüğü sonsuz küçük bir noktada, kütle çekimsel tekillik dediğimiz olayla tahrip edildiğini tahmin ediyoruz. Daha doğrusu ediyorduk. Ancak bu alanda yapılan yeni çalışmalar, bundan o kadar da emin olmamak gerektiğini söylüyor bize.

 

KARA DELİK TİPLERİ

4 adet kara delik tipinden bahsedebiliriz:

1- Elektriksel olarak yüksüz ve dönmeyen kara delikler (Schwarzschild kara delikleri)
2- Elektriksel olarak yüksüz ve dönen kara delikler (Kerr kara delikleri)
3- Elektriksel olarak yüklü ve dönmeyen kara delikler (Reissner-Nordström kara delikleri)
4- Elektriksel olarak yüklü ve dönen kara delikler (Kerr-Newman kara delikleri)

 

Son zamanlarda yapılan ve fizik dergilerinde yayımlanan çalışmalardan birine göre, bir kara deliğin merkezindeki uzay-zaman dokusunda meydana gelen aşırı “kusurluluk” durumundan kaynaklanan geometri, burada bir solucan deliğinin varlığını ortaya çıkarabilir. Bu durum, elektriksel olarak yüklü kara deliklerle ilgili çözüm bulunamayan bazı problemlere çözüm sunuyor, çünkü merkezdeki bir solucan deliğinin varlığı, uzay-zamanın kesintiye uğramadan devam edebilmesi adına bir yol
sağlıyor.

 

Çalışmada, Reissner-Nordström kara delikleri esas alınmış. Hesaplamalara göre merkezdeki solucan deliği, bir atom çekirdeğinden daha küçük. Elektriksel yük kara delik içerisinde depolandıkça, solucan deliğinin de büyüyeceği öngörülüyor. Bu yüzden bunun içine giren bir “zaman gezgini”, içeriye girebilmek için “spagettileşme” denilen sürece girmek zorunda. Yani kişi spagetti gibi uzayıp sünecek. Ancak solucan deliğinin diğer tarafından çıktığında tekrar eski boyutlarına dönecek.

 

 

Tabi burada işin gerçekçiliğine ilişkin, haklı olarak, aklımıza “Bir insan o duruma geldikten sonra tekrar düzelebilir mi?” sorusu geliyor. Çalışmayı yapanlara göre, gözlemci solucan deliğinin jeodeziklerini izlerken hissettiği kuvvet ne kadar fazla olursa olsun, bedenin bütünlüğü
bozulmayacak, çünkü bedenin uğrayabileceği hasarın boyutu, sadece solucan deliğinin boyutuyla sınırlı kalacak
.

Öyle olmasaydı bile, burada meselenin özü, tekilliğe düşen herhangi bir şeyin, solucan deliğinin diğer tarafından dışarıya çıkabileceği ihtimali olduğundan, yapılan çalışmaya yine de faydasız diyemezdik.

 

Bu arada çalışmanın cevap bulduğu bir soru da, solucan deliği oluşturabilmek için gereken egzotik enerji kaynağının ne olacağı sorusu.

 

“SAÇSIZ” KARA DELİKLER

Kara deliklerin yalnızca kütle, elektrik yükü ve açısal momentum özellikleriyle karakterize edilebileceği ve bunun dışındaki tüm bilgilerin, olay ufkunun ötesinde tamamen ortadan kaybolacağı fikri, “kara deliklerin saçı yoktur” cümlesiyle özetlenmişti. Ancak Stephen Hawking’in de içinde bulunduğu bir grup bilim insanı, bunun böyle olmayabileceğini söyleyenlerdendi.”Kara Deliklerde Yumuşak Saçlar” başlıklı makalede, kara deliklerin sıfır enerjili, hayalet benzeri parçacıklardan oluşan saçlara sahip olduğu ve kara deliğe düşen maddeye ait bilgilerin bu saçlarda saklandığı teorisi öne sürüldü.

 

Ancak şunu da belirtelim ki, bu saçların, tüm bilgiyi saklayacak kadar büyük olmadığı düşünülüyor ve kara deliklerde bilgi muhafazası sorunu henüz tam olarak çözülmüş değil.

 

Yararlanılan Kaynaklar:
http://ruvid.org/ri-world/black-holes-might-have-a-back-door/
https://www.sciencealert.com/physicists-say-they-ve-figured-out-how-spacecraft-could-make-it-through-a-wormhole