Güneş’in Gücünden Ayrılamayan Cisimlerin Oluşturduğu Alan: Kuiper Kuşağı

Güneş’in Gücünden Ayrılamayan Cisimlerin Oluşturduğu Alan: Kuiper Kuşağı

4 Mart 2016 0 Yazar: Sinan ÖZBAŞ

Öncelikle neden böylesine bir başlık yazdığımızı açıklayalım. Kuiper Kuşağı dediğimiz alanda yer alan tüm gök cisimleri, Güneş’ten milyarlarca kilometre uzaklıkta olmalarına rağmen onun etrafında dönmektedirler. Ne ona yaklaşabilmiş  ne de ondan kopabilmiş olan bu “bize” uzak gök cisimlerinin oluşturduğu alanı yakından tanıyalım.

Kuiper Kuşağı, Neptün Gezgeni’nin ötesindeki alana verilen addır. Bu alanda cüce gezegenler (Pluto, Sedna vb.) uydular (Charon, Nix vb.) ve yüz binlerce irili ufaklı gök cismi yer alır. Asteroit Kuşağı gibi halka şeklindedir ve bazen bu alanla karıştırılır. Kuşak hakkında yazılan ilk makale Gerard Kuiper tarafından yazılmıştır ve adını bu gökbilimciden almıştır. Bu alanda keşfedilen cisimlerin ortak adı “Neptün Ötesi Cisimler”dir. Kuşağın belli bir başlangıcı ve sonu yoktur ancak kabaca Güneş’ten 5 ile 15 milyar kilometre arası alanı kapsar. Kuşağın içerisinde 400’e yakın gezegenimsi gökcismi keşfedilmiştir. Ayrıca çapı 50 kilometreden büyük yaklaşık 100 bin gök cismi yer alır. Bu alanda yer alan cisimlerin hemen hemen hepsi Güneş’e uzaklığı nedeniyle buzla kaplıdır. Yüzey sıcaklıkları ortalama olarak -240 derece civarındadır. Aşağıdaki resimde de görüldüğü üzere kuşak, Güneş Sistemi’ni çevrelemektedir.


Kuiper Kuşağı

Bu alanda yapılan ilk keşif Şubat 1930’da keşfedilen Pluto’dur. Uzun zaman sonra onun en büyük uydusu Charon keşfedilmiştir. Bu tarih ise 1978’dir. Arada yaklaşık yarım asır farkın olmasının en büyük nedeni, teknolojinin uzay alanında henüz yeni gelişmekte olmasıdır. Bu yüzden diğer keşifler yeteri kadar kaliteli gözlem araçlarını beklemiştir. 1990 yılından itibaren irili ufaklı gök cisimleri keşfedilmeye başlanmıştır. 2005 yılına gelindiğinde keşfedilen binlerce gök cismi, Pluto’nun gezegenlikten çıkarılmasında rol oynamıştır. Çünkü Pluto da bu cisimlerden biridir ve onlardan boyut ve konum olarak farkı yoktur. En azından çıkaran bilim insanlarının görüşleri bu yöndedir.

Bu kuşakta Plüton ve onun uydusu Charon dışında ilk keşfedilen cisim (15760) 1992 QB1 adındaki gök cismidir. (15760) 1992 QB1 ise 30 Ağustos 1992 de keşfedilmiştir. Bu cismin keşfinden sonra keşif çalışmaları hızlanmış ve ardı arkası kesilmeyen keşifler başlamıştır. Astronomlar keşif sayısı arttıkça bu alanla ilgili çalışmalarını arttırmış ve NASA, önce Pluto’yu ve sistemini, sonra da Kuiper Kuşağı’nı incelemesi adına 2006 yılında New Horizons (Yeni Ufuklar) adlı uzay aracını uzaya fırlatmıştır.

Yeni Ufukların Rotası. Bir sonraki hedef Kuiper Kuşağı

Yeni Ufukların Rotası. Bir sonraki hedef Kuiper Kuşağı

 

Bu kuşaktaki en ilginç cisimlerden birisi ise Sednadır. Yörüngesinin aşırı eliptik olması nedeniyle bazen Güneşe Neptünden daha yakın olabilir. Güneşe en yakın mesafesi 75, en uzak olduğu mesafe ise yaklaşık 935 AB’dir (AB, Güneş ile Dünya arasındaki mesafeye denir ve bu mesafe yaklaşık olarak 150 milyon kilometredir)  Sedna uzun ve ince yörüngesini yaklaşık 12.000 yılda tamamlar. Ne kadar uzun değil mi?

Sedna'nın aşırı eliptik yörüngesi

Sedna’nın aşırı eliptik yörüngesi


Ayrıca halk arasında Kuiper uçurumu olarak da adlandırılmaktadır. Bunun nedeni bu alandaki bazı bölgelerde gök cismi yoğunluğunun birden bire azaldığı yerlerin sık olmasıdır. Tıpkı denize girdiğimiz zaman derinliğin aniden artması gibi ancak en sık bölgeler bile zannettiğiniz gibi asteroitlerle dolu değildir. Genelde 2 gök cismi arasında yüz binlerce kilometre mesafe vardır. Şuan hala Plüto hakkında yeni görseller yollayan Yeni Ufuklar, yakın zamanda Kuiper Kuşağı hakkında da bize yeni veriler ulaştıracaktır.