Türkiye’nin Uzaydaki Yeri

Artık Bu Gibi Fotoğrafların Gerçek Olmasını Diliyoruz
Artık Bu Gibi Fotoğrafların Gerçek Olmasını Diliyoruz

Maalesef Türkiye, uzay alanında yeteri kadar iyi değildir bunu birçoğumuz biliyoruz. Türkiye‘nin uzay çalışmaları tarihini kısaca ele alalım bakalım neler olmuş.

Türkiye‘nin uzay çalışmaları 70’li yılların sonundan itibaren başladı ancak günümüzde dahi yavaş bir şekilde ilerlemektedir. Bu tarihte ABD ve Sovyetler, uzay alanında yarışmakta idiler ve tarihteki ilkleri ele geçirmekteydiler. Uzayla ilk tanışmamız -uzaya duyulan ilk ihtiyaç desek daha doğru olur- haberleşme alanında olmuştur. 1968 yılında İran ve Yugoslavya istasyonlarından faydalanarak bu alandaki ilk deneyimimizi gerçekleştirdik. 1979 yılındaysa ilk uydu istasyonunun kurulmasıyla bu alanda ilk sağlam adımlarımızdan birini atmış olduk. 80’li yıllara kadar fazla çalışma olmadı lakin 1985 yılında kurulan TÜBİTAK, Türkiye‘nin uzay çalışmalarının hız kazanmasını sağladı ve ilk uydumuz TÜRKSAT-1B (TÜRKSAT milli haberleşme uyduları projesi kapsamında) 1994 yılında uzaya fırlatıldı. Neden a değil de b diyen meraklı arkadaşlar için durumu açıklığa kavuşturalım. TURKSAT-1A uzaya gönderilirken roketteki arıza sebebiyle fırlatıldıktan yaklaşık 12 dakika içerisinde okyanusa düşmüştür. Yerine ise serinin 2. uydusu (aynı yıl) yapılmıştır. Bu uydunun fırlatma anındaki kütlesi yaklaşık 1.8 tondu. Ardından 1996 yılında TÜRKSAT-1C uzaya fırlatılmıştır. Gördüğünüz üzere ilk uydularımız geç de olsa 90 lı yıllarda uzaya fırlatılmıştır.  Ancak uzaya gönderilen ilk uydu Sputnik 1, 4 Ekim 1957’de Sovyetler tarafından fırlatılmıştır. Aradaki fark yaklaşık 40 yıl…

TÜRKSAT 4A Uzaya Fırlatılırken
TÜRKSAT 4A Uzaya Fırlatılırken

2001 yılının Ocak ayında TÜRKSAT-2A  uzaya fırlatıldı ve bu uydunun kapsama alanı, diğerlerine göre çok daha iyiydi. Bu tarihlerde, uzay alanında güçlü olan ülkeler Kuiper Kuşağındaki gök cisimlerini keşfediyordu. Yani yaklaşık 5 milyar kilometre uzaklıktaki Ay’dan daha ufak gök cisimlerini keşfediyorlardı. Avrupa’da ve Amerika’da 2005 yılından sonra çalışmalar çok daha kapsamlı ve iyiydi. Türkiye ise yeni uydularını göndererek bölgesine daha fazla hakim oluyor ve güç topluyordu ki bu Türkiye‘nin güçlenmesinde önemli bir roldü. Sonrasında maalesef başka ülkelerde -sadece adı milli olan- diğer uydularımız da fırlatılmıştır.

Ancak yapılan çalışmalar ulusal olarak tek bir çatı altında değil, yani ulusal olarak uzay ajansına sahip değiliz ve bu eksiklik (en az eğitim kadar) çalışmaların hızlanmasına mani olmaktadır. Günümüzde bir çok Avrupa ülkesinin kendilerine ait milli uzay ajansları bulunmaktadır ve teknolojinin hızına ayak uydurmaktadır. Türkiye ise (maalesef gerçek) bir nevi teknoloji çöplüğü durumundadır. En yeni teknolojiler hep Avrupa ülkelerinde ve ABD de kullanılırken biz eski teknolojilerle iş yapmaktayız. Gerçi günümüzde bu ara yavaş yavaş kapanmaktadır çünkü Türkiye teknoloji/bilim konusunda son bir kaç yılda geçmişe göre daha hızlı hareket etmektedir ancak bu hız yeterli değildir ve arttırılmalıdır. Çünkü hala milli uydularımızı uzaya kendi ülkemizde fırlatamamız büyük bir eksikliktir.

Görüldüğü üzere ulusal olarak eksiklikler göze batmakta ve bizi rahatsız etmektedir. Mesela birçoğumuzun çocukken hayli astronot olmaktı (en azından benim çevremde hayal gücünü özgür bırakan birçok insan vardı). Aşağıdaki görselde,  uzaya astronot gönderen ülkelerin listesi yer almaktadır lakin içerisinde Türkiye yok. Suriyeyi dahi bu listede görebilirsiniz. Uzay ajansı gibi bu eksikliğinde bir an önce giderilmesini ve Türkiye‘nin uzaya daha fazla önem vermesini umuyoruz.

Uzaya Astronot Gönderen Ülkeler (Ülke Başarısı)
Uzaya Astronot Gönderen Ülkeler (Ülke Başarısı)

Son olarak 2016 yılında ilk milli uydunun uzaya gönderilmesi ve ulusal uzay ajansının kurulması planlanıyor. Ancak bu kadar kısa sürede gerçekleşmesi beklenen bu vaatler bizi kuşkuya düşürmektedir. Geç olsun da güç olmasın diyoruz. Her şeyin başı eğitimse önce eğitim kalitesini arttırmalı ve derslerde Astronomiye daha fazla yer verilmelidir. Günümüzde Astronomi dersi bazı liselerde seçmeli olarak okutulmakta ancak dersin içeriği pek iç açıcı değil. Ben de lisede 1 yıl Astronomi dersi gördüm ancak derse giren öğretmen dahi başka dersin öğretmeniydi ve sınav sorularını önceden verip ezberlenmesini istiyordu. Ki bu konular da ilkler falan değildi, daha astronomiyle yeni tanışan öğrencilerin pek anlamayacağı konulardı. Zaten herkes zorla ezberletilen bu bilgileri en fazla 1 ay aklında tutabilmiştir. Eğer Astronomiye, uzaya tavrımız bu şekilde olursa gelecekte de diğer ülkelerin küresel başarılarına sevineceğiz ve ülkemizin bu başarılarına ne kadar uzak kaldığının biraz daha farkına varacağız. Esen kalın.

 

Hey, Bizi Facebook’ta Takip Eder misin!

antalya escort

Gokbilimi.Net'in kurucusu, üst yöneticisi ve aynı zamanda da big bossu. Sitesine aşık, yazıları herkesin anlayacağı biçimde açık, biraz da kaçık birisi. Herkesin tanısa seveceği klasik homo sapiens sapiens...