Uzay Yarışı ve Ay’a İnsanlı Yolculuk 1

Ay… Sevimli uydumuz, kadim dostumuz. Evrende Dünya dışında ziyaret edebileceğimiz en yakın gök cismi. 1969-1974 yılları arasında ABD’nin gerçekleştirdiği Apollo projesi kapsamında gerçekleştirilen insanlı yolculukla ilk ayak basılan Dünya dışı gök cismi.

Fakat günümüzde Ay’a insanlı yolculuk yapılmadığına dair, görsellerin ve videoların sahte olduğuna dair çok sayıda iddia ortadadır. Biz de bu yolculukların detaylarını merak eden insanlar bu yolculukların; amacını, planını programını ve de en önemlisi “kanıt”ını yazacağız. Dilerseniz ufaktan başlayalım.

Bölüm 1: Ay’a Çıkmazdan Önce

Dünya'dan Ay'a Filmi
Dünya’dan Ay ‘a Filmi

Ay’a yolculuk, çok olmasa da eski tarihlerden beri insanoğlunun aklındaydı. Bunun ilk örneklerini Jules Verne’nin “Dünya’dan Ay’a” adlı eserinde görebiliyoruz. Hatta yazar, kitabında roketin 4 günde Ay’a ulaşacağını yazmıştır. Fakat üzücü olarak, beklenmeyen bir gök taşı her şeyi alt üst eder.

Ay’a insanlı yolculuğu anlatan diğer eserlerden biri ise 1918 yılında Georges Méliès’in çektiği “Ay’a Yolculuk” adlı siyah-beyaz sessiz sinema filmidir.  Bu film ise Jules Verne’nin eserinden uyarlanmıştır. Görüldüğü üzere Ay’a yolculuk yapılmadan neredeyse yarım asır önce insanoğlu Ay’a ziyaret etmeyi sanata ve edebiyata uyarlamıştı. 1. Dünya savaşından galip ayrılan İtilaf Devletleri sanayi ve teknoloji alanında kendinden emin bir adımla ilerliyordu. Fakat Almanya’nın ve İtalya’nın intikamcı tutumları nedeniyle ortalık 2. kez kızışacaktı.

2.nci kızışmada Mihver devletlerinin kazanması kesin gibiyken savaşın dengesini bozacak derecede hata yapan Japonya, ABD üssü Pearl Harbour’a düzenlediği harekatla uyuyan yılanı uyandırdı. Ha tabi Stalingrad Muharebesi’nden bahsetmezsek olmaz. Bu dönüm noktasında ise Mihver birlikleri, Kızıl Ordu’ya karşı kesin mağlup olarak savaşın seyrini değiştirmiştir. 2 milyon gibi bir kayıpla sonuçlanan savaşta Alman orduları, savaşın ilk büyük kaybını orada yaşamıştır. ABD’nin de savaşa dahil olmasıyla denge iyice değişmiştir.

Mayısta Almanların teslimiyetiyle Japonya için de sonun geldiği apaçıktı. Ağustos’a kadar direnen Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atılan 2 adet atom bombası tüm Dünya’yı sessiz bir çığlıkla ve radyasyon bulutuyla kaplamıştı. O gün tüm dünya ABD’nin ne kadar geliştiğinin ve ne kadar korkutucu olduğunun daha çok  farkına vardı.

2. Dünya Savaşı sonrası İtalya, Fransa, İngiltere, Almanya ve Japonya’nın aldığı ağır darbeler sonucu süper güç dengeleri alt üst olmuştu. Tek güçlü devlet ABD iken Almanya’nın işgal ettiği Doğu Avrupa ülkelerine komünist rejimi dayatan ve kendi çevresinde toplayan SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) kendi bloğunu oluşturmaya başlamıştı.

Sovyetler’in bu hareketlerinden endişelenen ABD, Marshall Planı’yla batı ülkelerini eli altında tutma girişiminde bulundu. Gergin geçen dönemin başlangıç fitilini ateşleyen Kore ve Vietnam savaşlarıyla ülkeler, güçlerini silah yoluyla göstermeye başlamıştı. Güç gösterisi bir şov haline dönmeye başlayınca Sovyetler gözünü uzaya dikti, uzay savaşları başlamak üzereydi…

Bölüm 2: Uzay Yarışı Başlamadan Önce

317717970

Yapılan tüm yenilikler ve planlar rakip devletin moralini bozma ve resmi olmayan bu savaşı kazanma amacıydı. Düşünün; 2 devlet var ve tüm dünya bunları izliyor. Olası sıcak savaş yaşanması durumunu göze alamayan devletler, birbiri ardına yenilikler ve çalışmalar yapıyordu. İlk önemli adımı 4 Ekim 1957’de Sputnik 1 (Kelime anlamı “uydu” demektir) adlı uyduyu uzaya fırlatan SSCB attı. Küre şeklinde ve 3 ayaklı olan bu uydu iyonosferdeki elektron yoğunluğunu ölçmek gibi bir takım işlerle ilgileniyordu.

 

Unutulmaması gereken bir konu da casusluktu. ABD yapımı U-2 casus uçağının SSCB topraklarında düşürülmesi de bu soğuk savaşı alevlendiren en büyük etkenlerdendi. U-2 uçağı radarlara yakalanması güç ve çok net fotoğraflar çekebilen bir casus uçağıydı. Bu olaydan sonra daha sıkı tedbirler alındı ve U-2 uçuşları yasaklandı. Ayrıca gerek ajan kediler,  gerekse ajan insanlar olsun her iki devlet de birbirlerinin bir sonraki adımını çalma adına durmadan uğraşıyordu. Keza Sputnik 1 de öyledir. ABD sadece yörüngeye oturabilir mi acaba diyerek basit bir uydu göndermek üzereyken bunun istihbaratını alan SSCB, hızla Sputnik’i geliştirdi ve rakibinden hızlı bir şekilde uzaya gönderdi. 1-0…

 

Bölüm 3: Uzay Yarışı ve Süper Güçlerin Attıkları Adımlar

Vanguard V1'i görüyorsunuz.
Vanguard V1’i görüyorsunuz.

Resmi bir şekilde başlayamayan bu yarış, soğuk savaşın uzay alanını kapsamaktadır ve sadece dünyanın iki süper gücünün gövde gösterisi yapmasından ibarettir. Fakat uzay teknolojileri alanında büyük bir sıçramanın da nedenidir. Peki neden uzay alanı? Çünkü o güne kadar Dünya atmosferinin dışıyla hiç bu kadar uğraşılmamıştır ve atılan her adım neredeyse ilktir. Ayrıca devletlerin sahip oldukları nükleer silahlar, düşmanın değil aynı zamanda tüm Dünya’nın da sonunu getirecek kadar güçlüydü. Adımlar, rakip devletin moralini bozmak ve olası bir savaşa karşı gücünü göstermek adına, oldukça hızlı ve büyük atılmaktaydı.

Uzaya gönderilen ilk uydu, Sovyetler için hala çok büyük bir önem taşımaktayken ABD, o zamanlarda gönderilen bu uyduyla telaşa kapılmıştır. Çünkü her alanda kendini en üstün gören ABD, bu savaşta yavaş yavaş geriye düşmeye başlamıştır. Sputnik Krizi olarak adlandırılan bu krizle yarışın (veya rekabetin) resmen başladığını söyleyebiliriz.

Köpek Laika
Köpek Laika

Paniğe kapılan ABD, üstünlüğü tekrar ele alabilmek ve gücünü göstermek adına bir dizi uydu fırlatma girişiminde bulunmuş olsa da hiçbirinde başarıya ulaşamamıştır. Daha sonrasında 3 Kasım 1957’de Sputnik 2 ile uzaya gönderilen meşhur Layka (Işıklar içinde uyusun) ile birlikte SSCB, yarışta 2-0 öne geçmiş ve ABD’de büyük bir şok etkisi yaratmıştır. Merak edenler adına ABD’nin başarısız olan uydu fırlatma görevlerinin adlarını yazalım: Vanguard TV-3 (kalkamadan platformda patladı) ve 2, 3, 4, 5, 6. Vanguard denemeleri bunlardan birkaçıdır.

Daha sonrasında Başkan Kennedy, yaptığı konuşmalarla halkını cesaretlendirdi. İlk başarıya ulaşan Explorer 1 uydusu, Van Allen Kemerinin keşfinde yardımcı olmuştur. Sonrasında ise uzaya ve yörüngeye hayvanlar gönderilmeye başlandı. Uzaya ilk olarak Alman V-2 roketiyle gönderilen meyve sinekleri, bilimsel araştırmalara ve uzayda canlı yaşamına dair yapılan araştırmalara katkıda bulundu. Yörüngeye gönderilen ilk hayvan olan Layka ise geri getirme teknolojisinin henüz gelişmemesi nedeniyle aşırı sıcaklık ve stresten dolayı hayatını kaybetti. 1960’ta ise Belka ve Sterelka adındaki 2 köpek, SSCB tarafından, yörüngeye gönderilen ve geri getirilen ilk canlılar oldular ve 1 gün yörüngede kaldıktan sonra Dünya’ya indirildiler. Afrika’dan ithal ettiği maymunları uzaya gönderen ve Dünya’ya ulaştıran ilk devletse ABD oldu. Daha sonrasında ise 1968’de Ay’ın etrafını ilk dolaşan canlılar olan kaplumbağalar, SSCB tarafından gönderilmiştir ve canlılar da bu yarışın bir parçası olmuştur. Uzaya ilk insanı ise Sovyetler gönderecekti…

Bölüm 4: Uzaya Gönderilen İlk İnsan: Yuri Gagarin

Uzaya çıkan ilk insan Yuri Gagarin
Uzaya çıkan ilk insan Yuri Gagarin

Yarışlarda öne geçmek ve ağırlığını koymak isteyen SSCB, 12 Nisan 1961’de Yuri Gagarin adındaki pilotu, Vostok 1 adlı uzay aracıyla uzaya gönderdi. Yörüngede 108 dakika boyunca 1 tur atıp indirilen Gagarin’in bu yolculuğu her yıl Rusya tarafından kutlanmaktadır. Bu büyük ve cesurca atılan adım, ABD tarafından (yayınlanan CIA bilgilerine göre) uzun zamandır bilinmekteydi. Bu yolculuk üzerine ABD hemen kendi projesini ortaya koydu ve aynı yıl nisan ayının 25. gününde Mercury 3 misyonuyla uzaya insanlı yolculuğunu denedi. Fakat bir dizi aksilik sonucu atmosferden çıktıktan sonra uydu Dünya’ya dönmek zorunda kaldı. Yaklaşık 1 yıl sonra Mercury 4 adlı uyduyla ABD de uzaya ilk insanlı yolculuğunu gerçekleştirdi.

 

Görüldüğü üzere SSCB’nin bu yarışta ne kadar önde ve ne kadar hızlı olduğunun farkındasınızdır. ABD ise SSCB’yi 1 yıl geriden takip ederken Sovyetler, 16 Haziran 1963’te Vostok 6 ile Valentina Tereşkova adındaki pilotu uzaya göndererek ilk kadınlı uzay yolculuğunu da başarıyla tamamlaşmıştı.

Yazı dizimizin ilk serisi sona erdi. Bir sonraki seri kısa bir zaman diliminde yüklenmiş olacak. Takipte kalın.




Hey, Bizi Facebook’ta Takip Eder misin!

Gokbilimi.Net'in kurucusu, yöneticisi ve tasarımcısı.. Astronomiyi yaşam tarzı olarak gören ve daima araştıran, araştırmakla da yetinmeyip sorgulayan ve şüphe duyan birisi. Bilimin aydınlattığı yolda durmadan ilerlerken başkalarını da bu yola sokmaya çalışan bir yıldız tozu..